Sözler
İmam Gazali Hazretlerinin hikmetli sözleri
İlim amelsiz olursa insanı kurtarmaz.
Kesin olmayan bilgi, gerçek anlamda kesin bilgi değildir.
İnsan, sevdiği şeyin peşinden gider; bu yüzden sevgisini doğru yere bağlamalıdır.
Kalbi meşgul eden her şey, insanı yöneldiği hedefe bağlar.
Bir kimsenin vaazı, hâliyle desteklenmiyorsa tesiri zayıf olur.
Niyet bozuk olursa, güzel görünen amel bile değer kaybeder.
Dünya sevgisi kalbe hâkim olursa, ahiret hazırlığı zayıflar.
Ölümü çok hatırlamak, dünya hırsını kırar.
Şükür, nimeti vereni bilmek ve nimeti O’nun razı olduğu yerde kullanmaktır.
En faydalı ilim, insanı Allah’a yaklaştıran ve ahiret hazırlığını artıran ilimdir.
Kibir, insanın hakikati görmesine engel olan kalp hastalığıdır.
Korku ve ümit, müminin yolculuğunda iki kanat gibidir.
Gerçek güzellik, maddede değil; onu idrak eden kalbin bakışındadır.
Kalbin hastalıkları tedavi edilmeden dış ameller kemale ermez.
Gerçek mutluluk fazilettir; fazilet ise bilgi ve salih amel üzerine kurulur.
Akıllı kimse, geçici olanı kalıcı olana tercih etmez.
Nefsini bilmeyen, Rabbine giden yolu da zor bulur.
Dinini dünya kazancı için araç yapan kimse, hem dünyasını hem ahiretini ziyana uğratır.
Kalp, Allah’ı anmakla dirilir; gafletle kararır.
Kişi, vaktinin kıymetini bilmediği sürece ömrünün kıymetini de bilemez.
Zikir, kalbin pasını gideren en güçlü ilaçlardandır.
Hak ile bâtılın birbirine yakın durması, hakkı bâtıl yapmaz; bâtılı da hak yapmaz.
İlim, insanı alçakgönüllü yapmıyorsa kalbe yük olur.
Amelsiz ilim delil değil, kişiye yük olur.
İlim öğrenmekten maksat, tartışmada üstün gelmek değil; Allah’a yaklaşmaktır.
Kalp bir aynaya benzer; günahlar onu paslandırır.
İbadetin dış şekli kadar, içindeki huşû da önemlidir.
Kalbin temizliği, dış görünüşün süsünden daha değerlidir.
Ahirete inanıp ona hazırlanmamak, sınırlı günler için sonsuz hayatı satmak gibidir.
Haset, önce sahibinin kalbini yakar.
İbadetin özü, kalbin Allah’a yönelmesidir.
Az yemek, az uyumak ve az konuşmak kalbi arındıran yollardandır.
Dünya, ahiretin tarlasıdır; ne ekilirse karşılığı orada biçilir.
Tevbe, sadece dil ile pişmanlık değil; günaha dönüş yollarını kapatmaktır.
Kötü arkadaş, kalbin hastalığını artırır.
Bu dünyanın düzenini gören akıl, onun bir yaratıcısı olduğunu inkâr edemez.
Kişi kendisini seviyorsa, varlığını ve devamını borçlu olduğu Rabbini daha çok sevmelidir.
Salihlerle beraberlik, insanın hâlini güzelleştirir.
Sabır, nefsin aceleci isteklerine karşı kalbin direnmesidir.
İnsanın en büyük mücadelesi, kendi nefsine karşı verdiği mücadeledir.
Bilginin meyvesi amel, amelin meyvesi ihlastır.
Allah’ın dilemediği olmaz; kulun itaate gücü de ancak O’nun yardımıyladır.
İhlas, ameli insanların bakışından kurtarıp Allah’a has kılmaktır.
Nasihat kolaydır; zor olan nasihate göre yaşamaktır.
Dilini korumayan kimse, kalbini de koruyamaz.
Gıybet, kişinin sevaplarını tüketen gizli bir afettir.
İnsan, dilinden çıkan sözün hesabını vereceğini unutmamalıdır.
Hakikati insanlarla ölçme; önce hakikati bil, sonra hak üzere olanları tanırsın.
Faydasız ilimden Allah’a sığınmak gerekir.
Riyâ, ibadetin içine karışan gizli zehirdir.
Hakikati insanlarla ölçme; önce hakikati bil, sonra hak üzere olanları tanırsın.
Fakirlere ihsan et: Cenab-ı Hakkın ihsan buyurduğu nimetten fakirleri ve muhtaçları hissedar etmek şükürdür. Eğer kapına bir fakir gelirse, onun kalbini hoş et, öyle gönder.
İyilik, yapılanın ardından unutulmasıyla güzelleşir.
Belaya şükretmek lazımdır. Çünkü küfür ve günahlardan başka bela yoktur ki, içinde senin bilmediğin bir iyilik olmasın! Allah, senin iyiliğini senden iyi bilir.
Anne-babanın rızası Allah'ın rızasıdır. Onların öfkelenmesi Allah'ın gazabıdır. Efendimiz s.a.v "Cennet onların ayağı altındadır" ve "Anne-babasına iyilik edenin, onların gönlünü alanın ömrü bereketli ve uzun olur. Yarın kıyamette azap görmez." buyurdu.
Kim Allah'ı C.C. Sevdiğini İddaa Eder Fakat Başına Gelen Bela ve Musibetlerden Şikayetçi Olursa O Kişi Yalancıdır!
Çocuktaki Utanma Hali Ondaki Akıl Nurunun Alametidir.
Kalplerin ve insan basiretinin cilası zikirdir. Zikri ancak muttaki kullar yapabilirler. Bu nedenle takva zikrin kapısı; zikir keşfin kapısı, keşif ise büyük zafere açılan kapının ta kendisidir.
Bâtın ilmi Allah'ın sırlarından bir sırdır. Allah Teâlâ o sırrını dilediği kulunun kalbine ilham eder.
Dargınları barıştır: Dargın ve küsülü olanları barıştır ki, sen de yarın Kıyamet gününde mesrur ve şad olasın.
İnsan İki Küçük Et Parçası İle Ölçülür, Kalbi ve Dili
Atalarının dindarlığı ile kurtulacağını zannedenler; babalarının yemesiyle kendi karınlarının doyacağını, onların içmesiyle susuzluklarının gideceğini, onların okumasıyla bilgili olacağını sananlara benzerler.
Az yemekle şehevi arzular ölür. Az uyumakla irade berraklaşır. Az konuşmakla tehlikelerden kurtulur. Sıkıntılara katlanmakla hedefe ulaşılır.
Ölüm Allah'ın C.C. Sevgili Kullarına Bir Bardak Tatlı Su İçmek Kadar Kolay Gelir...
Bir lâhza dahi zikirden boş kalanı, yumurtanın beyazının sarısını kaplaması gibi şeytan kaplar ve o zaman şeytan ona ne olsa yaptırır...
Bir şahıs bir çok kitap toplasa, yüzbin dinî mesele öğrense, hiçbiri ile amel etmese, bu ilmin kendisine hiçbir faydası olmaz. İlmi ile âmil olmak ve salih amel işlemek gerekir.
Kur’an takvanın, hidayetin ve keşfin anahtarı olduğunu açıkça beyan eder. Takva ise, öğretmen olmadan elde edilen ilimdir.
Lokman Aleyhisselâm ise oğluna: “Yavrum, horoz senden daha akıllı olmasın, sen uykuda iken o, seher vaktinde Allah’ı zikreder,” diye vasiyet etmiştir.
Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder.
Belaya şükretmek lazımdır. Çünkü küfür ve günahlardan başka bela yoktur ki, içinde senin bilmediğin bir iyilik olmasın! Allah, senin iyiliğini senden iyi bilir.
Merhametli ol: Cenab-ı Hak şefkati ve merhameti sebebiyle Musa Aleyhisselâm’a peygamberlik verdi. Sen de şefkat ve merhameti elden bırakma ki merteben yüce olsun.
Üç ses vardır ki Allah (C.C) onları sever. Birincisi, Kur’ân okuyan ses; ikincisi, seher vaktinde istiğfar edenlerin sesleri; üçüncüsü, horoz sesi.
Bir sözü söyleyeceğin zaman düşün! Eğer o sözü söylemediğin zaman mesul olacaksan söyle. Yoksa sus!
Bütün işlerinde orta yolu tut. Çünkü işlerin en hayırlısı orta yoldur. Az konuş. Karşılaştığın her Müslümana selam ver.
Ehl-i tasavvuf, çalışmakla elde edilen ilimlerden ziyade ilhamla öğrenilen ilimlere meyleder. Onun için musanniflerin yazdıkları ilimlere eğilmeye, oradaki sözleri ve delilleri araştırmaya önem vermemişlerdir.
Âlimlerin ve sâlih insanların sohbet ve meclisinde bulunmayı elden bırakma. Alim ve salih zatlar Allah'ın dostlarıdır. Onları ziyaret edenin sevabı Allah'ın evini ziyaret edenin sevabı gibidir.
Say ki öldün; Yalvardın, yakardın, sana bir gün daha verildi. Bugünü o gün bil, öyle yaşa...
Kalbin ilacı, Allah'ı zikretmek ve O'na yönelmektir.
Allah'a giden yol, ilim ve ibadetle aydınlanır.
Yakın akrabalarına iyilikte bulun: Amcan ve halan baban hükmündedir, teyzen ve dayın da ana hükmündedir. Onlara anne-babana ettiğin hürmet gibi hürmet et, hayır dualarını almaya çalış, sakın ihmal etme.
Kibrin olduğu kalpte iman barınmaz.
Zavallı İnsanoğlu Fakirlikten Korktuğu Kadar, Cehennemden Korksaydı İkisindende Kurtulurdu
Başkasının yeme içmesiyle kendi açlık ve susuzluğunun gitmeyeceği gibi; Başkasının takvasıyla kurtuluşa eremezsin.
İlmi ile amel etmeyen alim; başkalarını giydirdiği halde kendisi çıplak olan iğne gibidir.
Az konuşmak hikmettir, çok konuşmak ise gaflettir.
Bedenine değil kendine değer ver, ve gönlünü olgunlaştır ! Çünkü kişi; bedeni kadar değil, ruhu kadar insandır.
Anne-babanın rızasını al: Anne-baban yaşlanınca elinden geldiği kadar onlara yardım et. Çünkü ebeveynin, sen küçükken türlü türlü zahmetini çektiler. Devamlı onların hayır duasını al. Beddua ederlerse dünyan da, âhiretin de yıkılır.
Bir insanın değeri, aradığı şeyle ölçülür.
Belaya şükretmek lazımdır. Çünkü küfür ve günahlardan başka bela yoktur ki, içinde senin bilmediğin bir iyilik olmasın! Allah, senin iyiliğini senden iyi bilir.
Cahillerle Tartışmayın, Ben Hiç Galip Gelemedim.
Ne kadar kibirli dursa da bardağın önünde eğilir çaydanlık. Öyleyse bu büyüklenme niye? Bu kibir, bu gurur niçin?
İbadetlerin esası kalbin tezkiyesidir. Kalbin tasfiyesi de marifet nurunun orada doğması ile mümkündür.
İnsanoğlu dünyaya yemek için gelmişse, insan değildir.Çünkü dünyada yemek için yaşayan, hayvandır.
Müminin kalbi ölmez, ilmi, ölüm anında silinip gitmez. Kalbindeki berraklık kesinlikle sönmez. Hasan Basrî de bu mânâya şöyle işaret etmiştir: ‘Toprak imanın merkezini yiyip bitiremez’.
Şehvet Hükümdarları Köle, Sabır Köleleri Hükümdar Yapar.
Kur’an takvanın, hidayetin ve keşfin anahtarı olduğunu açıkça beyan eder. Takva ise, öğretmen olmadan elde edilen ilimdir.
İnsanın değeri, ahlakının güzelliği kadardır.
Kalbiyle arasındaki perdeler aralanan bir kimseye, mülk ve melekûtun tecellisi görünür. Böyle bir kimse, genişliği yerle gökleri içine alan cenneti müşahede eder.
Zaman sermayenizdir, onu boşa harcamayın.
Alimlerin birbirlerine hücum ettiklerini, birbirlerine hased ettiklerini ve anlaşamadıklarını gördüğün zaman, onların dünya hayatına karşılık ahiretlerini sattıklarına hükmet! Acaba bu kişilerden daha fazla aldanan bir satıcı var mıdır?
Şüphe duymayan hakikati bulamaz.
Yeryüzünde işlenen tüm kötülüklerin, günahların üç sebebi vardır. Onlar:1.Haksız kazanç, 2.Haksız yere harcama yapmak, 3.Ve haklı yere harcama yapmamak.
Sadakayı gizli ver:Sadaka verirken gizli vermek, kendine bir musibet geldiğinde bağırıp çağırmayarak, yaygara yapmayarak gizlemek gerekir. Bir günah işlediğinde ceza gelmeden hemen tövbe et. Sadaka vermek sıddikler nişanıdır.
Kalp bir tarla gibidir, ekilen tohumlar iyi olursa mahsul de güzel olur.
Nefsini küçülten, Hakk’ı yüceltir.
Ey nefsim, sonra tevbe ederim ve iyi şeyler yaparım diyorsan, ölüm daha önce gelebilir, pişman olup kalırsın. Yarın tövbe etmeyi, bugün tevbe etmekten kolay sanıyorsan aldanıyorsun...